20 Eylül 2015 Pazar

Gültekin Avcı Seçim Öncesi Susturulmak İstendi

Bugün gazetesi yazarı ve eski savcı Gültekin Avcı, yazdığı 7 tane köşe yazısı yüzünden "Darbe" ve "Terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçlamalarıyla tutuklandı.
Geçmiş olsun.
Tayyip faşizmi bizi yine şaşırtmadı. Hem hukukun hem de basın özgürlüğünün ayaklar altına alındığı bir tutuklama daha...
Neden mi?
1. Selam-Tevhid, Emniyet ve Yargıtay gibi devlet kuruluşları tarafından da "terör örgütü" olarak tanımlanmış karanlık bir yapılanma. İran gizli servisiyle bağlantısı olduğu düşünülüyor. Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Ahmet Taner Kışlalı gibi pek çok Atatürkçü aydının öldürülmesinden sorumlu. Ve bu örgüt nedense (aslında nedenini biliyoruz) Tayyip iktidarı tarafından korunuyor. Selam-Tevhid hakkında soruşturma yürüten ve operasyon düzenleyen bütün polisler şu an tutuklu. Yaptığı tek şey bu polislerin tutuklanmasını eleştiren ve Selam-Tevhid örgütü hakkında bilgi veren köşe yazıları yazmak olan Gültekin Avcı da bugün tutuklandı.
2. Gültekin Avcı'nın tutuklanmasına karar veren 2. Sulh Ceza Hakimi, aynı zamanda kendisini eleştiren yazıları nedeniyle Gültekin Avcı hakkında şikayette bulunan birisi. Yani aralarında bir "husumet" söz konusu. Ancak bugün "reddi hakim" talepleri işleme konmadı.
3. "Terör örgütü kurmak ve yönetmek" suçlamasının tek delili Gültekin Avcı'nın köşe yazıları... Bir gazetecinin yazı yazarak terör örgütü kurup yönettiğini düşünmek, darbecilik yaptığını söylemek, malum, 2002'den beri AKP'nin sıklıkla başvurduğu bir yöntem. Bu şekilde AKP'ye emir kulu olmayan bütün gazeteciler susturulmak isteniyor. Bir zamanlar Ergenekon tertipleriyle bunu yapıyorlardı. Şimdi de 17 Aralık, Selam-Tevhid vs. ile... Yani AKP'nin faşist uygulamaları aynen devam ediyor. Faşizm faşizmdir. Bize uygulandığında karşı çıkıp başkasına uygulandığında sevinecek değiliz.
4. Gültekin Avcı'nın karşı çıktığım görüşleri yok mu? Var. Ancak bu beni ilgilendirmiyor. Basın özgürlüğü "benim gibi düşünen basına özgürlük" değil "basın"a özgürlüktür. "Oh olsun"cu değiliz, olmamalıyız. Nitekim Gültekin Avcı da Başyazarımız Gökçe Fırat tutuklandığında en çok tepki gösteren isimlerden biri olmuştu. Ve "Gökçe Fırat ile aynı düşünmüyorum ama tutuklanmasına karşı çıkıyorum" demesini bilmişti. Gültekin Avcı o dönem onurlu bir tavır almıştı. Kendisine bu vesileyle tekrar teşekkür ediyorum. Ama o zaman bu tavrı almış olmasaydı dahi, bugün onun tutuklanmasına elbette karşı çıkardım.
5. Gültekin Avcı'nın hedefe alınmasının bir boyutu daha var. Son dönemde, Gültekin Avcı, Tayyip'i en "zayıf noktası"ndan vuruyordu: Açılım sürecinde PKK terör örgütünün ne kadar güçlendiği anlatıyor ve son dönemdeki saldırıların sorumlusunun Açılım Süreci ve o sürecin mimarı Tayyip olduğunu söylüyordu. Bence, Gültekin Avcı'nın tam da bugünlerde tutuklanmasının asıl nedeni budur. Tayyip, 1 Kasım öncesi uygulamaya koyduğu "kaos planı"nı deşifre edenleri susturmak istiyor. Nokta dergisinin "şehit cenazesi önünde selfie çeken Tayyip" kapağına büyük tepki göstermesinin nedeni de buydu.
6. Tayyip'in seçimler yaklaşırken gözünü karartması, sonunu yaklaştığının müjdesidir. Seçimi kazanamazsa zaten Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Yüce Divan dahil yargılanmayacağı mahkeme kalmayacak. Hukuksuzluğun ve baskının artması kaybedecek bir şeyi olmadığını görmesindendir. Kazanırsa? Kazansa bile, bu millet Tayyip'e teslim olmayacağını Gezi eylemlerinden beri gösteriyor. Bu diktatörlüğün sonu geldi, emin olun.
Gültekin Avcı'ya tekrar geçmiş olsun diyorum. 2 Kasım sabahı Gültekin Avcı gibi haksız bir şekilde tutuklu bulunanların hapisten, tüm Türkiye’nin de Tayyip'ten kurtuluş günü olmasını diliyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder